Münih Havalimanı’nda 19 Şubat Perşembe gecesi yaşanan operasyonel krizin yankıları sürüyor. Şiddetli kar yağışı ve personel yetersizliği, yaklaşık 500 yolcunun geceyi terminal yerine pistteki uçakların içinde geçirmesine neden oldu.
Singapur, Kopenhag ve Venedik seferlerinde yaşananlar kamuoyunda tepki çekti.
Kopenhag yolcularının ifadelerine göre, uçuşların iptal edildiği, gece yarısından sonra duyurulmasına rağmen yolcuları terminale geri taşıyacak tek bir otobüs dahi bulunamadı. Temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlı olduğu dar kabinlerde saatlerce bekletilen yolcular, havalimanı ve hava yolu yönetiminin sorumluluğu birbirine atmasına tepki gösterdi.
İki tarafın da sorumluluktan kaçınması, yolcu hakları ve havacılık güvenliği standartlarının sorgulanmasına neden oldu.
Yaşanan kriz, kamuoyunda “yönetimsel iflas” ve “ağır ihmal” olarak nitelendiriliyor.
Alman altyapısına “kırılganlık” eleştirisi
Avrupa’nın en modern aktarma merkezlerinden biri kabul edilen Münih Havalimanı ve Lufthansa’nın kriz yönetimi kapasitesi, yaşananların ardından ciddi bir itibar kaybıyla karşı karşıya kaldı.
Alman basınındaki analizlerde, hava muhalefetinin günler öncesinden tahmin edilmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması “operasyonel öngörüsüzlük” olarak değerlendirildi.
Yapılan yorumlarda, “Münih’te yaşananlar, Alman altyapısının ne kadar kırılgan hale geldiğinin bir kanıtıdır. Avrupa’nın en modern havalimanlarından biri, bir gecelik kar yağışıyla işlevsiz bir terminale dönüştü.” denildi.
Kriz, ülkenin önde gelen yayın organlarında da geniş yer buldu. Merkur gazetesi olayı “Münih Havalimanı’nda Kabus: Yolcular Gece Boyunca Uçaklara Kilitlendi” başlığıyla duyururken Bild gazetesi yetkililerin durumu “mağduriyet” olarak tanımlamasını eleştirerek “Siz ciddi misiniz?” sorusunu yöneltti.
Haberde, çocuklu ailelerin 12 saat boyunca hijyen ve gıda imkanlarından yoksun şekilde uçaklarda tutulmasının “nezaket kurallarıyla” açıklanamayacak bir saygısızlık olduğu vurgulandı.
Havacılık uzmanı Mirko Miesen ise n-tv kanalında yaptığı değerlendirmede, tahliye sürecindeki gecikmeyi “tam bir ihmal göstergesi” olarak tanımlayarak, insanların dar bir alanda saatlerce mahsur bırakılmasındaki duyarsızlığın kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Artan tepkiler üzerine Lufthansa ve Münih Havalimanı yönetimi resmi açıklama yaptı.
Eleştirilerin hedefindeki Lufthansa, uçakların havalimanı yönetmelikleri gereği uzak park alanlarında bekletildiğini açıkladı.
Açıklamada, terminal kapılarının dolu olması ve otobüs yetersizliği nedeniyle tahliyenin geciktiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Ekiplerimiz yolcuları sürekli bilgilendirmiş, uçaktaki imkanlar dahilinde yiyecek ve içecek servisiyle en iyi bakımı sağlamaya çalışmıştır. Yolcular ancak saatler sonra otobüslerle tahliye edilebilmiştir.”
Münih Havalimanı yönetimi de acil durum planlarının mevcut olduğunu ve düzenli olarak güncellendiğini bildirerek, bu durumdan etkilenen tüm yolculara özürlerini iletti.





