Bu çerçevede asgari ücretin de erkene çekilerek belirleneceğini ifade eden Hasipoğlu, mevcut koşullarda Temmuz ayının beklenmesi halinde ciddi mali yükler oluşacağını savundu. “1470 Euro seviyesine çıkacak bir asgari ücreti işveren nasıl ödeyecek?” diye soran Hasipoğlu, alınan kararın bu riskleri önlemeye yönelik olduğunu kaydetti.
Düzenlemenin vatandaş üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını savunan Hasipoğlu, “An itibarıyla ne kamuda ne özel sektörde zarara uğrayan bir vatandaşımız yoktur” dedi. Hayat pahalılığı oranının açıklanmasının ardından bu artışın doğrudan maaşlara yansıtılacağını belirtti.
Emekliler, sosyal yardım alanlar ve engelliler için de ayrı düzenlemeler yapılacağını ifade eden Hasipoğlu, bu kesimlerin etkilenmemesi için gerekli adımların atıldığını söyledi. “Herkes elini taşın altına koymalı” diyerek sürecin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.
“Bu önlemi almasaydık maaşları ödeyemez duruma düşerdik”
Hasipoğlu, hükümetin belirlediği yol haritasının devam edeceğini ve düzenlemenin yasa gücünde kararnameyle yürürlüğe girdiğini, ancak Meclis’te yasalaşma sürecinin de süreceğini belirtti. Pazartesi günü görüşmelerin devam edeceğini ifade etti.
Ekonomik dengelerin korunması için bu adımın zorunlu olduğunu dile getiren Hasipoğlu, “Bu önlemleri almasaydık maaşları ödeyemez duruma düşerdik” dedi. Geçmişte yaşanan ekonomik krizlere atıf yapan Hasipoğlu, benzer hatalara düşmemek için hareket ettiklerini söyledi.
Anayasa’ya aykırılık iddialarına da değinen Hasipoğlu, hayat pahalılığının verilmesi nedeniyle herhangi bir hukuki sorun olmadığını savundu. Düzenlemenin gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini belirten Hasipoğlu, sendikalar ve muhalefetle diyaloğun süreceğini de sözlerine ekledi.





